Teknolojinin ilerlemesi, bilinçli beslenme ve enfeksiyon hastalıklarının kontrol edilebilir olması, sayısı ve önemi, giderek artan çocukluk çağı kazalarını çocuk ölümleri içinde ön plana çıkarmaktadır.
2 Zehirlenme vakalarında epidemiolojik özelliklerin bilinmesi erken girişim ve uygun tedavinin yanında, doğru koruyucu önlemlerin alınabilmesi açısından da oldukça önemlidir .
3
Çalışmada 7 yıllık süre içinde yatırılarak izlenen hastaların %1.5'unu zehirlenme vakaları oluşturuyordu. Farklı çalışmalarda bu oran yurt dışında %2.9 ile %0.9 arasında, 4,5 ülkemizde ise Trabzon'da6 %2.7, Adana'da 7 %1.7, Elazığ'da 8 %2.3 , Erzurum'da 2 %2.8, Ankara'da 1 %1, Edirne'de 9 %1.6 , İstanbul'da 10 %1.54 ve Van'da 11 %2.47 olarak bulundu. Bu sonuçlar çocukluk çağı zehirlenmelerine sık rastlanıldığını ve önlem alınması gerektiğini gösterdi. Tablo I'de zehirlenme vakalarının yıllara göre dağılımı özetlendi.
Çalışmamızda erkek/kız oranı 1.12 idi. Zehirlenmeler birçok çalışmada erkeklerde daha sık , bazı çalışmalarda kızlarda daha sık rastlanırken, çalışmamızda olduğu gibi her iki cinste de benzer sıklıkta bulunan çalışmalar vardır .2,3,8,12-15
Yaş dağılımı 3 ay 16 yıl (ortalama 3.8±3.5 yıl) olup, zehirlenmeler en sık 13 ay-4 yaş (%73), en az ise 1 yaşından küçüklerde (%2.5) gözlenmekteydi. Literatürde de zehirlenmelerin en sık beş yaşın altında görüldüğü bildirilmektedir. 16 1990 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde 72 zehirlenme merkezinin bildirimlerine göre 1.7 milyon zehirlenme vakasından %60.8'i 6 yaşından küçük çocuklardı r. 1 7 Zehirlenmelerin bu yaş grubunda sık görülmesinin temeli bu yaştaki çocukların hareketli, meraklı, karıştırıcı ve her yeni maddeyi ağzına götürerek tanıma eğilimlerinde olmaları oluşturmaktadır. 3,16 Dikkatsiz ve bilinçsiz aile büyüklerinin toksik maddeleri çocukların ulaşabileceği yerlere bırakmaları zehirlenmelere neden olmaktadır .13
Bu çalışmada çamaşır suları (%70.8) ve yüzey temizleyicilerden (%29.2) oluşan temizlik maddeleri (%70.6) en sık zehirlenme nedenini oluşturdu. İlaç zehirlenmesi ikinci sırada zehirlenme nedeni idi (%10.8). Besin zehirlenmesi ise üçüncü sırada yer aldı (%9.3). Diğer zehirlenme nedenleri ise insektisitler (%2.9), petrol ürünleri (%2.9), karbon monoksit zehirlenmesi (%2.0) ve akrep sokması (%1.5) idi (Tablo III). Gelişmiş ülkelerde çocuk zehirlenmelerinde ev temizlik malzemeleri, korazif maddeler, kişisel bakım ürünleri ön planda yer almaktadır. 18 Ülkemizde bölgelere göre temizlik maddelerine bağlı çocukluk çağı zehirlenmeleri %12.3, %6.6, %17.2 ve %28.1 oranında değişmekteydi. 1,2,9,12 Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde temizlik maddelerine bağlı zehirlenmelerin daha az bildirilmesi veya bildirilmemesi bu bölgelerde ekonomik nedenlerle bu maddelerin daha az kullanımına bağlandı.6 Bu çalışmada bu kadar yüksek oranda temizlik maddelerine bağlı zehirlenmelerin görülmesi, gelişmiş ülkelerde görülen zehirlenme nedenlerine benzerlik gösteriyordu. Bu sonuç ülkemizin diğer bölgelerinde görülen zehirlenme nedenlerinden çok farklıdır. Temizlik maddelerinin sık kullanılması ve bunların muhafazasına dikkat etmedikleri sonucunu çıkardık. Ailelere temizlik maddelerine ve ilaçlara bağlı zehirlenmelerin sıklığı konusunda bilgi verilmeli, çocukların ulaşamayacakları yerlerde muhafazasının gerekliliği anlatılmalıdır.
Zehirlenme etkenleri ülkelere, coğrafi bölgeye ve mevsimlere göre farklılık göstermektedir.16 Bu çalışmada zehirlenme vakaları en sık yaz (%37.7), bunu sıra ile ilkbahar (%30.4), sonbahar (%20.1) ve kış (%11.8) ayları izlemekteydi. Tablo IV'te zehirlenme vakalarının mevsimlere göre dağılımı izlenmektedir. Zehirlenme nedeninin daha çok yaz ve ilkbahar aylarında olmasının nedeni bu mevsimlerde çocukların daha serbest hareket edebilmeleri, kış aylarında aile ve çocukların aynı odada kaldıkları için kontrolün kolay sağlanması, bölgemizde karbon monoksit zehirlenmelerinin az görülmesi ve temizlik maddelerinin yaz ve ilkbahar aylarında çok kullanılması nedenlerine bağlı olduğu düşünüldü. Ülkemizin değişik bölgelerinde yapılan çalışmalarda ilkbahar ve yaz aylarında zehirlenme vakalarında artış saptandığı, bu aylarda tarım ilaçları kullanımının artması, zehirli bitkilerin ortaya çıkması ve besinlerin sıcaktan bozulmasının artış nedeni olabileceği bildirilmiştir.7 Şanlıurfa'da yaz ve sonbahar aylarında diğer mevsimlere göre daha çok zehirlenme olayı görüldüğü dikkat çekmiştir. Bu bölgede özellikle yaz aylarında akrep sokması kaynaklı zehirlenmelerin sık görülmesi nedeniyledir.12
Bu çalışmada zehirlenmeler çoğunlukla öğleden sonra (%48.5), akşam saatlerinde (%28.4) olurken en az ise gece yarısı saatlerinde oldu (Tablo V). Bunda annenin misafir ve akşam yemeği ile ilgilenmesi nedeniyle çocuğunu izleyememesinin rolü olduğu düşünülebilir.
Başvurunun geç olması acil tedaviyi geciktirerek mortalite oranını etkilemektedir. Vakalarımız 10 dakika-30 saat (ortalama 3.4±5.8 saat) sonra hastaneye getirilmişti. Hastaların hastanemize başvuru süreleri incelendiğinde, hastaların %25.5'i ilk 30 dakika içinde, %80.9'sinin ilk 2 saat ve %88.7'sinin ilk 4 saat içinde geldiği görülmüştür. Zehirlenme vakalarının oluş ve hastaneye getirilişleri arasındaki süreler Tablo VI'da belirtilmiştir. Andıran ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmada hastaların yarısının (%50.9) ilk iki saat ve %82.4'nün ise ilk altı saat içinde geldiği görülmüştür. 1 Ertekin ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmada ise %35.3'ü ilk iki saatte gelirken %78.1'i ilk altı saat içinde geldiği görülmüştür. 2 Ailelere zehirlenme olgularının hastaneye erken getirilmesinin uygun tedavi ve takip yapılması bakımından önemli olduğu konusunda bilgi verilmelidir.
Öz kıyım için adolesan ve gençler önemli bir risk grubudur. 19 Vakaların 199'unda (%97.5) zehirlenme nedeni kaza nedeniyle idi. 5 vaka (%2.5) ise öz kıyım amacıyla zehirlenmiş olup yaşları 10 yaş üzerindeydi. Literatürdeki diğer çalışmalar da öz kıyım olgularında yaş grubu ve cinsiyetle ilgili benzer sonuçlar vardır.4 Ertekin ve ark.'larının 8-13 yaş grubunda yaptıkları çalışmada öz kıyım amacıyla zehirlenme oranı %4.4, Aygün ve ark.'larının 12-16 yaş grubunda yaptıkları çalışmada öz kıyım amacıyla zehirlenme oranı %12.2 gibi oldukça yüksek saptanmıştır.2,8
En sık görülen yakınma ve bulgular ağız içinde yanık (%34.5) bulantı ve kusma (%33.4), idi (Tablo VII). En sık zehirlenme nedeni temizlik maddeleri olması nedeniyle ağız içinde yanık çok yüksek oranda görülmüştür. Korazif madde içen çocuğun ağız içinde yanık, ağrı ve renk değişikliği gibi bulgular çok sıklıkla görülebilmektedir.
Gelişmiş ülkelerde zehirlenmelerde ölüm oranı %1 iken , 17 gelişmekte olan ülkelerde bu oran %3- 5'dır. 6 Yaş, hastaneye getiriliş zamanı, toksik maddenin cinsi ve miktarı mortaliteye etki eden en önemli faktörlerdir. 2 Bu çalışmada ölen vaka olmadı. Altı vakada (%3.0) birinci derecede özofagus yanığı, altı vakada (%3.0) ikinci derecede özofagus yanığı görüldü. Organik fosfor zehirlenmesi nedeniyle izlenen bir vaka (%0.4) konvülsiyonlar ve solunum yetmezliği nedeniyle hipoksik ensefelopati tablosuyla sekelli taburcu edildi. Bu çalışmaya benzer olarak Aji ve ark.'larının çalışmasında da zehirlenme nedeni ile kaybedilen hasta olmamıştır. 11 Ölüm oranı Uçar ve ark.'larının 6 çalışmasında %3.9, Aygün ve ark.'larının 8 %2,Tunç ve ark.'larının 20 %0.3, Orbak ve ark.'larının 13 %2.7, Ertekin ve ark.'larının 2 çalışmasında %5.5 olarak bulunmuştur. Çalışmada ölen vakanın olmaması zehirlenmeye neden olan maddelerin temizlik maddeleri olması, mortaliteye daha sık neden olan insektisit, mantar, merkezi sinir sistemi ilaçları gibi zehirlenme nedenlerinin daha az olmasından kaynaklanmaktadır.
Sonuç olarak kaza nedeni ile oluşan zehirlenmeleri önlemek için gerek ailenin, gerekse çocuğun eğitimi en önemli noktadır. Çocuk kliniğimize gelen zehirlenme vakalarının en sık nedeni temizlik maddeleridir. Özellikle temizlik maddeleri başta olmak üzere, besinler, ilaçlar, tarım ilaçları, akrep zehirlenmeleri, karbon monoksit zehirlenmeleri konusunda ailelere ve okul çocuklarına yönelik eğitim çalışmaları yapılması gerektiği düşünüldü.